6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Türkiye’de medeni yargılama usulünü düzenleyen temel kanundur ve 1 Ekim 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun amacı, hukuk mahkemelerinde görülen davaların adil, hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda, bir davanın nasıl açılacağı, yargılama metotları ve yargılamanın aşamaları düzenlenmiştir.
HMK, iki farklı yargılama usulü belirlemiştir: yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulü. Kira uyuşmazlıkları, sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler kapsamında olduğundan Basit Yargılama Usulüne tabidir. Bu nedenle, kira sözleşmesinden ve kiracılık ilişkisinden kaynaklanan davalarda basit yargılama usulü uygulanacaktır. Dava açma süreci ve yargılama aşamaları aşağıda detaylandırılmıştır. Basit Yargılama Usulünü diğer yargılama usulünden ayıran özellikler şunlardır:
Basit Yargılama Usulünün Özellikleri
1. Dilekçelerin Verilmesi
Basit yargılama usulü, genel yargılama usulüne göre daha hızlı ve basit bir yargılama süreci sağlar. Bu nedenle taraflar iddia ve savunmalarını sunmak için sadece birer kez dilekçe verebilirler. Davacı dava dilekçesi, davalı ise cevap dilekçesi sunar. Davacı, davalının cevap dilekçesine karşı cevaba cevap dilekçesi veremez. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şey, taraflar beyan ve talep dilekçesi adı altında birden fazla dilekçe verebilir, ancak dava ve cevap dilekçesinin verilmesiyle birlikte iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı başlar. Yine, sadece cevap dilekçesi ile öne sürülebilecek bir takım itirazlar mevcuttur. Buna hukuk literatüründe ilk itirazlar denir. Cevap dilekçesinin bu yönüyle de ayrı bir önemi vardır.
Davalı, dava dilekçesine cevaplarını, dilekçenin kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 2 hafta içinde cevap dilekçesiyle sunar. Cevap dilekçesinin verilmesinin zor veya imkansız olduğu durumlarda, bu süre içinde süre uzatma talebinde bulunulursa, mahkeme 2 haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir.
2. Davayı veya Savunmayı Değiştirme ve Genişletme Yasağı
Taraflar, dilekçeleriyle birlikte tüm olay ve delilleri açık bir şekilde mahkemeye bildirmelidir. Cevap dilekçesinin verilmesiyle veya 2 haftalık sürenin geçmesiyle dilekçeler aşaması tamamlanmış olur. Bu aşamadan sonra her iki taraf da dilekçelerinde dayandıkları olayları değiştiremez, yeni olay ve deliller ekleyemez ve taleplerini arttıramaz. Bu işlemler, ancak karşı tarafın açıkça buna müsaade etmesiyle mümkün olur. Karşı taraf izin vermezse, davanın niteliği itibariyle uygun düşmesi halinde ıslah yolunun kullanılması gerekecektir.
3. Duruşma ve Yargılama Süreci
Yargılama süreci, dava dilekçesinin mahkemeye sunulması ile başlar ve şu aşamalardan geçer:
- Dava Açılış, Dilekçeler Silsilesi ve Duruşmaya Hazırlık Aşaması: HMK m.199’da belirtilen unsurları taşıyan dava dilekçesi, tevzi bürosuna sunularak veya UYAP üzerinden e-imzalı olarak gönderilerek açılır. Harçların ödenmesiyle birlikte dosya, dava dilekçesinde belirtilen mahkemeye tevzi edilir. Mahkeme hakimi dava dilekçesi içeriğindeki talepler doğrultusunda uygunlanacak yargılama usulünü belirler ve davanın devamı için yol haritasını (Tensip Zaptı’nı) oluşturur. Tensip zaptıyla birlikte, dava dilekçesinde gösterilen delillerin toplanması ve dava dilekçesinde belirtilen ancak sunulmayan delillerin sunulması gibi hususlar için gerekli ara kararlar oluşturulur ve ilgililere süre verilir. Ayrıca, dava dilekçesinin davalıya meşruhatlı davetiyeyle tebliğini, bu tebliğ ile birlikte 2 haftalık cevap dilekçesi sunması için süresinin başladığını, ön inceleme duruşması için gerekli hazırlıkları yapması gibi hususlar yönünden ihtar yapılmasına karar verir ve ön inceleme duruşması için gün tahsisi yapılır. (!!! Dava başlangıç harçlarının yatırılmaması halinde dava açılmış sayılmaz, buna dikkat ediniz !!!)
- Ön İnceleme Duruşması: Mahkeme, dava dilekçesinin kendisine tevzisiyle birlikte tensip zaptını oluşturup gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra ön inceleme duruşması için belirlemiş olduğu günü taraflara meşruhatlı davetiye ile bildirir. Duruşma günü, dava dilekçesinin HMK’nın 119. maddesine uygun olup olmadığı, ilk itirazlara yönelik bir itirazın mevcut bulunup bulunmadığı ve dava şartlarının sağlanığ sağlanmadığı yönünden incelemeler yapılır. Giderilebilecek nitelikte eksiklikler varsa, mahkeme taraflara tamamlaması için süre verir. Giderilmesi mümkün olmayan durumlar var ise, davanın esasına girilmeden davanın usulden reddine karar verilir. Herhangi bir eksik yok ise, taraflar sulhe teşvik edilir, tarafların sulh olmayacağını beyan etmesi halinde, uyuşmazlık konuları tespit edilerek tahkikat safhasına geçiş yapılır.
- Tahkikat Safhası (Duruşmalar Silsilesi): Ön inceleme aşamasının tamamlanmasının ardından duruşma safhasına geçilir. Tarafların delilleri toplanır, bilirkişi ve keşif işlemleri yapılır ve varsa tanıkları dinlenir. Mahkeme, delillerin toplanmasıyla birlikte dosyanın karara çıkmaya hazır hale geldiğini tespit eder ise tahkikat aşamasının bittiğini taraflara bildirir ve sözlü yargılama safhasına geçer. Uygulamada bu kısımda yeni bir duruşma günü verilmeksizin, tarafların beyanı alınarak dosya karara çıkarılır.
Karar: Tüm delillerin toplanması ve değerlendirilmesinin ardından mahkeme, davanın esasına ilişkin kararını verir. Duruşma sırasında kısa karar ile sonuç taraflara tefhim ile bildirilirse de, istinaf ve diğer kanun yollarına başvuru için gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmesi gerekir. Gerekçeli karar, kısa kararın tefhiminden itibaren 1 ay içerisinde yazılması gerekir.
!!! Bu ve buna benzer daha fazla içeriğe kiragunlukleri.com’dan ulaşabilirsiniz. Siz de bizlere destek vermek için sosyal medyada paylaşım yapabilir, başınızdan geçen olayları sosyal medya hesaplarımızdan ve iletişim bölümünden bize yollayabilirsiniz. !!!
!!! Yasal Uyarı: Bu yazı, herhangi bir kişi veya kurumu hedef almamaktadır. Toplumun bilgilendirilmesi amacıyla kaleme alınmıştır. Yazıda yer alan bilgiler, okurların bilinçlendirilmesi ve benzer durumlarla karşılaşmamaları için hazırlanmıştır. Bu kapsamda yazarın ve kiragunlukleri.com’un hukuki herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. !!!



