Ana SayfaÖzel YayınlarBir Garip Yargı Kararı: Kira Sözleşmelerinde Ekonomik Krizlerin Öngörülmesi

Bir Garip Yargı Kararı: Kira Sözleşmelerinde Ekonomik Krizlerin Öngörülmesi

Ekonomik krizler, enflasyon dalgalanmaları ve döviz kuru krizleri, dünya genelinde hemen her ülkenin karşılaşabileceği durumlar arasında yer alır. Ancak, bu krizlerin öngörülebilir olup olmadığı tartışmaya açık bir konudur. Eğer ev sahibiyseniz, bu krizleri önceden tahmin etmek zorundasınız. En azından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2014/13-1614 Esas ve 2014/900 sayılı kararı bunu söylüyor.

Kira sözleşmelerinden kaynaklı sorunlarla karşılaşan herkes “uyarlama” davasını duymuştur. Bu dava ile, hayatın olağan akışı itibarıyla öngörülemeyecek bir durumla karşılaşıldığınızda sözleşmenin yeni koşullara uygun hale getirilmesini mahkemeden talep edilebilirsiniz. Son dönemde, kiraya verenler kira sözleşmelerinin yapımından itibaren 5 yıl dolmadığından ve kira bedelleri çok düşük kaldığından bu davaya sıklıkla başvurmaktadırlar.

Çok teknik bir konu olması nedeniyle bu yazımız içerisinde detaylara girmeyeceğim. Ancak, bloğumuzda yayınlanan “Uyarlama Davalarında Son Durum” başlıklı yazımızda kira sözleşmelerinde uyarlama istenip istenemeyeceğine ilişkin detaylı bir yazı yayınladık. Kısaca belirtmek gerekirse, farklı Bölge Adliye Mahkemeleri farklı kararlar verse de, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi dışındaki diğer Bölge Adliye Mahkemeleri şu anda uyarlama istenemeyeceği görüşündeler.

Ancak daha ilginci, ev sahiplerinin uyarlama taleplerini reddeden ilk derece mahkemesi kararlarında dayanak olarak gösterilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2014/13-1614 Esas ve 2014/900 Karar sayılı kararıdır. Söz konusu kararla ilgili yorumda bulunmaktan ziyade, sadece kararın içeriğinden alıntı yapmayı daha uygun buluyorum:

“…Yukarıda açıklandığı gibi, Türkiye’de yıllardan beri ekonomik paketler açılmakta, ancak istikrarlı bir ekonomiye kavuşulamamaktadır. Devalüasyonların ülkemiz açısından önceden tahmin edilemeyecek bir keyfiyet olmadığı, kur politikalarının her an değişebileceği bir gerçektir. Devalüasyon ve ekonomik krizlerin aniden oluşmadığı, piyasadaki belli ekonomik darboğazlardan sonra meydana geldiği bilinmektedir. Ülkemizde 1958 yılından beri devalüasyonlar ilan edilmekte ve sık sık para ayarlamaları yapılmakta, Türk parasının değeri dolar ve diğer yabancı paralar karşısında düşürülmektedir. Ülkemizdeki istikrarsız ekonomik durum davacı tarafından tahmin edilebilecek bir keyfiyettir. Somut olayda uyarlamanın koşullarından olan öngörülmezlik unsuru oluşmamıştır. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 15.10.2003 gün ve 2003/13-599 E.-2003/599 K.; 07.05.2003 gün ve 2003/13-332 E.-2003/340 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu kararıyla “Ülkemizdeki istikrarsız ekonomik durum davacı tarafından tahmin edilebilecek bir keyfiyettir” demek suretiyle ev sahiplerinin kira sözleşmesi yaparken 5 yıl içinde çıkacak krizleri öngörmesini ve ona göre hareket etmesi gerektiğini belirtmektedir.

İşte bu nedenle, enflasyon ve döviz kuru artışı nedeniyle kira bedelinin rayicin çok altında kaldığı gerekçesiyle açılan uyarlama davaları ilk derece mahkemeleri tarafından reddediliyor. Bu da kiracı ve kiraya verenler arasındaki iletişimin zedelenmesine, taraflar arasında huzursuzlukların oluşmasına, Sulh Hukuk ve İcra Hukuk Mahkemelerinin iş yüklerinin artmasına ve yargılama sürelerinin uzamasına neden olmaktadır.

!!! Bu ve buna benzer daha fazla içeriğe kiragunlukleri.com’dan ulaşabilirsiniz. Siz de bizlere destek vermek için sosyal medyada paylaşım yapabilir, başınızdan geçen olayları sosyal medya hesaplarımızdan ve iletişim bölümünden bize yollayabilirsiniz. !!!

!!! Yasal Uyarı: Bu yazı, herhangi bir kişi veya kurumu hedef almamaktadır. Toplumun bilgilendirilmesi amacıyla kaleme alınmıştır. Yazıda yer alan bilgiler, okurların bilinçlendirilmesi ve benzer durumlarla karşılaşmamaları için hazırlanmıştır. !!!

error: İçeriklerimizi korumak için bu sayfa güvence altına alınmıştır.